20 Mayis 2012 Pazar - 01:29:12
  • Kayıt ol
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Dolar
    1.4700 1.4800
    Avro
    1.9700 1.9850
    Altın Gram
    65.624 67.970
    Çeyrek Altın
    105.26 112.00

    Yayla Hatıraları_2

    Boynuinceli Şahpaz Kuyusu Yayla Hatıraları

     

    Eskiden Bizler Çocukken (Şuan 35) Boynuinceli Yaylalarından Şahpaz Kuyusuna Çıkardık ailecek.Genelde bizler Ali-Döndü Kolukısa ve Boruzan Havana Ebem (Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun )le beraber çıkardık çocukken.Yaşım 36 ya çıkacak ama hala rüyalarımda yaylamızı görürüm ve hala yaylamı severim.İlk akşamdan göç için hazırlık yapılır,akşama kamyon yüklenir bütün ev araç gereçleri,hayvanlar kamyona yüklenir,ertesi gün saat sabah 3-4-5 gibi yola çıkılırdı.Artık siz diyin 4 saat ben diyim 5-6 saatte yaylaya çıkılırdı.Yollarda özelikle ak yokuş civarında çocukken çok korkardık.Sanki kamyon o derin vadiye düşecek gibi hisseder ve kamyonun diğer tarafına geçerdik,çocukluk işte...

     

    Yaylaya vardığımızda bizden önce gelenler varsa hemen yardıma gelirler,el birlğiyle bütün kamyon boşaltılırdı.Tabi eşyalar alel acele indirildikten sonra kara çaydanlıkta demlenmiş o miss gibi çay ve seyilden (Akkumdan) yada Mara (Kırobası) yaylasından alınan somun ekmeklerle zeytin,çökelek ve seyilden sandıklarla getirilen hala kızarmamış olan çakırlı domateslerle iyi bir ziyafet çekerdik.Yavaş yavaş hava kararırken ocaklık yakılır,ve gazla çalışan fenerler,lambalar yakılırdı.Yaylanın en sevdiğim özelliklerinden biri,akşam olunca diğer komşular misafirliğe gelir,herkes ocaklığın başında ufacık gaz lambasının etrafında toplanır sohbet ederdi.İnsanları oyalıyacak,sohbetleri bölecek görsel iletişim araçları,televizyon,bilgisayar yoktu tabi.Herşey doğaldı o zamanlar.Rahmetli Büyüğüm çok sevdiğim babaannem-Ebem'in küçük bir çardağı ve ufacık bir çaydanlığı vardı.Yine ufacık bir senidi ve ufacık bezeleleri vardı."Yavrularım..." derdi benim güzel Ebem. "yavrularım, gelin çay demledim,size sıkma yapayım,çekiştirme atayım " derdi güzel ebem.....Yeri mekanı cennet olsun İnşAllah.En çok çekiştirmesini severdim ebemin.Tabi her şeyini severdim ama en çok çekiştirmesini ve o ufacık çaydanlığında demlediği çayını.O çay bizim evdeki yada başka yerlerdeki çayların tadına benzemezdi hiçbir zaman.Sonra büyük bir bezele açar,onu eliyle döndürür defalarca,ocaktaki kömürlerin üzerine atardı.Buna "çekiştirme" derlerdi yerel boynuinceli dilinde.Daha sonra küflü çökelek yine köze atılır o miss gibi kokusu Şahpaz kuyusunu kaplardı.

    Biz Çocuklar gündüz ya hayvanları otlatmaya gider,yada dağlarda çöp kanak kanatmaya giderdik.Sanki kocaman dağı paylaşamaz gibi arsaları çizer,topalak dediğimiz bitkiden toplar,birde teneke kapağı bulursak hemen ateş yakar onun üzerinde pişirir yerdik.O zamanlar belki bu zamanlarda olduğu gibi herşey yoktu ama dünyanın en güzel ve kutsal varlığı "MUTLULUK,DOSTLUK,PAYLAŞIM,KOMŞUCULUK,SEVGİ,SAYGI" vardı.....!

    Bir iş yapılacağında bütün komşular toplanır beraber imece usülü hallederlerdi.Sonra kocaman adamlarda toplanır,çelik çomak oynardık."Kürrük" dedikleri oyunları oynardık çocuklarla.Şimdi bu yazıyı okuyan yeni nesil kardeşlerim belki "bu kelimeler nedemek " diyeceklerdir eminim ama bunlar bizim yerel halk dilmizdi.Akşamlar pardı odunlarının karşısında hoş sohbetler edilirdi.Bidonlara kurulmuş turşular,damın kenarında kızarmayı bekleyen çakır domateslerden  üstün yemekler yoktu o zamanlar.Kurban bayramında damın içi örümcek ağı gibi iplerle örülür,"dilgeçler" (hayvanların eğe kısımları,pirzolalık) asıllırdı oralara.Aylar geçse bir şey olmazdı.Bazan kör duman çökerdi yayla damlarının üstüne.3 metre ötesi gözükmezdi.Mis gibi toprak kokusu gelirdi yağmur her yağdığında ve yanaklarımız yayla ayazından çatlar,kıpkırmızı kızarırdı.

    Bazan "koraşlı" yaylasından eşeklerle satıcılar gelirdi yaylamıza.Heybelerinde erik,armut,elma vb meyvalar olurdu.Hemen misafir ederlerdi dedemler.Sonra kantarıyla elma,armut alırdık.Çocuklar adamın etrafına toplanırdı hep.Ayaklarımızda naylon ayakkabılar,bir topun peşinde 20 çocuk koşardı.Sonra,sonra sapan yarışı yapardık.Hatta bu yüzden sırf kafam yarılmıştı emmoğlu Ömer tarafından çocukken.:DD

    Hasat zamanı geldiğinde yine imece usulü nohut yolardık.Ben şahsen hiç sevemzdim nohut yolmasını.Çünkü insanın ellerini acıtırdı.Parmaklarına bez sararlardı.Daha sonra o öbekler toplanır,harman alanına getirilir ve dövenlerin altına atılırdı.Ben dövenin üstüne çıkar,eşeğe "dehh" diye bağırırdım.O zamanlar harman araçları,patozlar,döverbiçerler sayılıydı belki......

    En çok sevdiğim yayla hatıralarından biri "alatana dediğimiz" yayla arılarının yuvasını bulup,balını çıkarmaktı.Önce keşif,yeri bulma ve dumanla hayvanları sersemlettikten sonra balını çıkarıp afiyetle yemek.Diğeri ise nohutlar tam olduğunda  güzel bir Geven bulup,üzerine yeşil nohutları pişirip yemek.Her anısıyla güzeldi yaylamız,insanlarımız,boynuincelilerimiz...

    Tabi bunları okuyan sizlere,sanki bir küçük hikaye gibi gelecek eminim.Ama yaşayan için unutulmaz güzel hatıralar.Belki o günden bu günlere çok ama çok şey değişti,olanaklar gelişti ama çok şeyde kaybettik inanın.O zaman herşey doğal ve saftı.Şimdilerde ise genelde herşey yapay ve sahte.Herşey çıkar olmuş.İmkanın varsa selam veren çok,İmkanın yoksa bakan  bile yok!Akrabalık değerleri,komşuluk değerleri yok olmaya yüz tutmuş.Paylaşım desen o kadar sınırlıki,ama bol keseden vaatle,sallamalar tonlarca....

    Ben sevdiğim,unutmadığım "yayla hatıralarını yazıyorum" sitemize.Sizlerde kendi istediğiniz yazıları gönderebilirsiniz boynuinceli sitemize.Belki bu yazıyı okuduktan sonra birçok hemşerimizde kendinde bir şey bulacak,duygulanacaklardır."Geçmişine sahip çıkmayan insanların,gelecekleri asla olmaz ve asla aslını inkar etmiyecek,ne oldum deil ne olacağıma bakacaksın bence..."

    En derin Sevgi ve Saygılarımla......

    Veli Avcı  wwww.boynuincelihaber.com Site Kurucu vev Yöneticisi..

     

    Yorumlar  

     
    0 #4 veliavci 17-01-2011 17:05
    Alıntılandı Hasip ÖZTÜRK:
    Yayla öykünü sevdim! Fındıkpınar ardındaki, Purç ve Şarlağanların önüne yaylaya çıkarız. Orada Mersin'in Emirlerli,Çavak lı,
    Çopurlu, Kuzcubelen vb. köyleri de çıkarlardı. Benzer zevkleri paylaşırdık. Nohut veya buğdayın alaz üstündeki haline "ütme" derdik. Ala pişmiş, ala sıcak, yüzümüz gözümüz kömür karasına bulana bulana yerdik!Ap ayrı bir zevkti bizim için. Bir de derede çimmiye inerdik. Yüzme bilmezdik ama, göbetin başından sonuna kabatak atlardık. Bir uçtan girip öteki uçtan çıkmak demekti. Yoksa boğulmak işten değildi. Ama boğulan olmamıştı. Sonra yüzmeyi öğrenirdik! Sonra, dereden çıkarken " Arılık , duruluk, bitlik pirelik, Anamdan emdiğim ak süt, babamdan yediğim ak ekmek, k....... kara tokmak helali hoş olsun!" diye duamızı ederdik. Şimdi yine var mıdır? sizden sonra gelen nesiller bunları sürdürürler mi? İnternetten mi okurlar?
    Sağlıcakla kalın Hasip ÖZTÜRK- Keşli kolundan.

    Sayın Hasip Abim Sitemizde Yorumuzunuzu görmek çok büyük mutluluk verdi bana.Sizin "Boynuincelilerl e" ilgili yazınızıda koydum sitemize.Hem "Boynu yoğun" hem de boynuinceliler" araştırma yazınız var sitemizde.Sizin gibi değerli bir araştırma yazarınıda görmek isteriz sitemizde.Eğer yazılarınızı yayınlamak isterseniz haberim olsun.Bana mail atabilirsiniz.Yorum ve yazılarınızı esirgemeyin lütfen.Saygı ve Sevgilerimle..
    Alıntı
     
     
    0 #3 Ziyaretçi 17-01-2011 12:25
    Yayla öykünü sevdim! Fındıkpınar ardındaki, Purç ve Şarlağanların önüne yaylaya çıkarız. Orada Mersin'in Emirlerli,Çavak lı,
    Çopurlu, Kuzcubelen vb. köyleri de çıkarlardı. Benzer zevkleri paylaşırdık. Nohut veya buğdayın alaz üstündeki haline "ütme" derdik. Ala pişmiş, ala sıcak, yüzümüz gözümüz kömür karasına bulana bulana yerdik!Ap ayrı bir zevkti bizim için. Bir de derede çimmiye inerdik. Yüzme bilmezdik ama, göbetin başından sonuna kabatak atlardık. Bir uçtan girip öteki uçtan çıkmak demekti. Yoksa boğulmak işten değildi. Ama boğulan olmamıştı. Sonra yüzmeyi öğrenirdik! Sonra, dereden çıkarken " Arılık , duruluk, bitlik pirelik, Anamdan emdiğim ak süt, babamdan yediğim ak ekmek, k....... kara tokmak helali hoş olsun!" diye duamızı ederdik. Şimdi yine var mıdır? sizden sonra gelen nesiller bunları sürdürürler mi? İnternetten mi okurlar?
    Sağlıcakla kalın Hasip ÖZTÜRK- Keşli kolundan.
    Alıntı
     
     
    0 #2 veliavci 17-01-2011 08:48
    İnşAllah kardeşim.Nasip olursa gideceğiz.senle tavşan bile avlarız:DD.Havayi fişeğide götüreceğiz.En az bir gece kalacağız nasip olursa.
    Alıntı
     
     
    0 #1 mehmet yulek 27-12-2010 15:42
    yaylamıza elektrik geldi bu sene inşallah bu sene yyaylamıza gideceğiz
    Alıntı
     

    Yorum ekle


     

     

     

    Ana Menü

    Köşe Yazarları

    Veli Avcı
    Veli Avcı
    mehmet yulek
    mehmet yulek
    Mustafa Karaçocuk
    Mustafa Karaçocuk
    Mehmet GÖZLÜ
    Mehmet GÖZLÜ
    Bayram Ali TEPE
    Bayram Ali TEPE
    Havva GÖLGELİ
    Havva GÖLGELİ
    Murat DİKER
    Murat DİKER
    Murat Delibaş
    Murat Delibaş

    Anketler

    Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
     

    Siteye Üye Girişi

  • Kayıt ol
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Kimler Sitede

    Şu anda 12 konuk çevrimiçi

    Ziyaretçiler

    mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
    mod_vvisit_counterBugün32
    mod_vvisit_counterDün199
    mod_vvisit_counterBu Hafta1446
    mod_vvisit_counterBu Ay3825
    mod_vvisit_counterToplam104352
    Facebookta Paylaş

    Online Üyeler

    Yok

    Boynuinceli Site Google Kodları

    boynuinceli yörüğü , boynuinceli aşireti , boynuinceli köyü , boynuinceli yaylası , boynuinceli derneği , boynuinceli muhtarı , boynuinceli insanları , boynuinceli haklı , boynuinceliler , boynuinceli kimdir , boynuinceli nereden gelmiştir , boynuinceli oymağı , boynuinceli şöleni , boynuinceli şölen resimleri , boynuinceli yerleşim alanları , boynuinceli haber , boynuinceli öğrenciler , boynuinceli öğretmenler , boynuinceli esnaflar , boynuinceli insanları , boynuinceli haber , boynuinceli